Gayrimenkul yatırımında tarihsel olarak en yüksek kazançları sağlayan varlık sınıfı çoğu zaman arsa olmuştur.
Bugün büyük servet hikâyelerinin önemli bir kısmı, doğru zamanda alınmış ve sabırla tutulmuş arsalar üzerinden anlatılır.
Bu nedenle arsa yatırımı, yatırımcı zihninde hâlâ “en güvenli uzun vadeli hamle” olarak yer etmeye devam eder.
Ancak madalyonun diğer yüzü çoğu zaman göz ardı edilir.
Aynı arsa yatırımı, yanlış lokasyonda, yanlış beklentiyle ve yanlış süre yönetimiyle yapıldığında;
gayrimenkul piyasasında en çok para kaybettiren yatırım türü hâline de gelir.
Arsa yatırımını tehlikeli yapan şey, kaybın bir anda ortaya çıkmamasıdır. Aksine, kayıp çoğu zaman sessiz ve fark edilmeden büyür.
Çünkü arsa yatırımında hata şu şekilde ilerler:
İlk yıl, yatırımcı kendini güvende hisseder.
Fiyatlar henüz düşmemiştir, çevrede hâlâ “potansiyel” konuşulmaktadır ve “zaman var” düşüncesi hâkimdir.
İkinci yıl, belirsizlik başlar ama kabul edilmez.
Beklenen gelişmeler gecikir, altyapı ya da imar söylentileri netleşmez. Bu aşamada en sık kurulan cümle şudur:
“Biraz daha bekleyelim.”
Üçüncü yıl ise psikolojik eşik aşılır.
Arsa artık sadece bir yatırım değil, aynı zamanda bir yük hâline gelmeye başlar. Satmak zorlaşır, çünkü aynı beklentiyle çok sayıda benzer arsa piyasadadır. Fiyat düşürmek ise yatırımcının zihninde “zararı kabul etmek” anlamına gelir.
İşte bu noktada yatırımcı, çoğu zaman farkında olmadan kilitlenmiş olur. Bu yazı tam olarak bu döngüyü kırmak için hazırlanmıştır.
Bu yazı, “arsa her zaman kazandırır” gibi kulağa hoş gelen ama yatırımcıyı yanıltan ezberleri tekrar etmeyecek.
Aksine, önümüzdeki on yıllık döneme daha soğukkanlı ve analitik bir yerden bakacaktır.
Bu kapsamda yazının amacı şunlardır:
• 2026–2035 arasında İstanbul’da arsa yatırımlarının hangi yöne kaydığını ortaya koymak
“İmarlı” olarak pazarlanan ama gerçekte yatırım niteliği taşımayan arsaları ayırt etmek
Ulaşım, altyapı ve planlama söylemleri ile gerçek yatırım değerini birbirinden ayırmak
Ve en kritik soruyu net ve dürüst biçimde ele almak:
Arsa mı, yoksa üzerindeki yapı mı daha doğru yatırımdır?
Çünkü 2026 sonrası dönemde gayrimenkul yatırımı artık yalnızca “nereden aldığın” değil, ne aldığın ve nasıl çıkmayı planladığın sorularıyla anlam kazanacaktır.
Bu yazının sonunda amaç;
okuyucuyu arsa almaya teşvik etmek ya da vazgeçirmek değil,
hangi arsaların gerçekten yatırım olduğunu, hangilerinin sadece beklenti sattığını ayırt edebilecek bir bakış açısı kazandırmaktır.
Önümüzdeki dönemde kazanan yatırımcılar;
söylentilere değil senaryolara bakan,
tabelaya değil uygulamaya odaklanan,
“bir gün olur” düşüncesiyle değil, çıkış planıyla hareket edenler olacaktır.
Bu çerçevede şimdi, İstanbul’da arsa yatırımlarının büyük resimde nereye kaydığına daha yakından bakalım.
A-İstanbul’da Arsa Yatırımı: Büyük Kayma Nerede?
Son 20 yılda İstanbul’da arsa yatırımı büyük ölçüde şu mantıkla yapıldı:
“Merkez pahalı, çeper ucuz. Çeperden al, bekle.”
Bu strateji uzun süre çalıştı.
Ancak 2026 sonrası dönemde aynı şekilde çalışmayacak.
Neden?
Çünkü artık:
Çeper çok büyüdü
Ulaşım yatırımları doygunluğa yaklaştı
Bazı bölgelerde Arz kontrolsüz arttı
Bekleme süresi uzadı
Önümüzdeki dönemde arsa yatırımı coğrafyadan çok kaliteye kayıyor.
B-Çeper mi, Merkez mi?
🟠 Çeper Arsalar: Ne Zaman Mantıklı? Çeper arsa yatırımı hâlâ mümkündür.
Ama her çeper arsa yatırım değildir. Mantıklı olabilmesi için:
Net bir ulaşım takvimi olmalı (söylenti değil, ihale / bütçe)
Bölge tek tip konut üretimine boğulmamış olmalı
Belediye planları uygulama seviyesine yaklaşmış olmalı
Arsanın çevresinde gerçek yaşam başlamış olmalı
2026–2035’te çalışabilecek çeper arsalar:
Ulaşım + ticaret aksı üzerinde olanlar
Karma kullanım potansiyeli taşıyanlar
Tek başına değil, çevresiyle birlikte gelişenler
🔵 Merkez Arsalar: Neden Yeniden Öne Çıkıyor? Merkezde arsa pahalıdır ama:
Bekleme süresi daha kısadır
Risk daha düşüktür
Çıkış senaryosu nettir
2026 sonrası dönemde:
Kentsel dönüşüm
Fonksiyon değişimi
Yeniden geliştirme
gibi başlıklar, merkezdeki küçük ama stratejik arsaları tekrar cazip hâle getiriyor. Özetle:
Çeper “umut”, merkez “kontrol” yatırımına dönüşüyor.
C- Ulaşım Yatırımlarının Gerçek Etkisi (Efsane vs Gerçek)
Arsa yatırımında en çok kullanılan cümle şudur: “Buraya metro gelecek.”
Ancak yatırımcıların kaçırdığı kritik nokta şudur:
Doğru bile olsa ulaşım yatırımı tek başına değer yaratmaz
Yanlış yerdeyse, sadece kalabalık yaratır 2026–2035’te Ulaşımın Gerçek Etkisi Değer artışı, yalnızca:
İstasyonun kendisiyle değil
İstasyon çevresindeki kullanım yoğunluğu ile oluşur
Metro geçen ama:
Ticaret olmayan
Sosyal yaşam olmayan
Talep üretmeyen
bölgelerde arsa fiyatı şişer ama sürdürülemez.
D- Balon Bölgeler Nasıl Oluşur?
Balon bölge:
Çok konuşulan
Çok pazarlanan
Ama az kullanılan
bölgedir.
Balonların ortak özellikleri:
Aynı tip çok sayıda arsa
Aynı vaatlerle pazarlama
“Gelecek 5 yıl” söylemi
Gerçek kullanıcıdan kopukluk
2026–2035 döneminde:
• Sadece yatırımcıdan yatırımcıya satılan arsalar
En riskli varlık sınıfı olacak.
E-“İmarlı” Denen Ama Yatırım Olmayan Arsalar
Bu bölüm arsa yatırımının en tehlikeli alanıdır. Kâğıt Üstü İmar Nedir?
Nazım planda imarlı
Ama uygulama imarı olmayan
Yol, altyapı, parselasyon belirsiz
Bu arsalar:
Hukuken imarlı görünür
Pratikte kapalıdır.
Uygulama İmarı Gerçeği
Bir arsanın gerçek yatırım olabilmesi için:
• Parseli net olmalı
• Yol cepheli olmalı
• İnşaat yapılabilirliği açık olmalı
• Belediyeden alınan imar durum belgesinde açık ifadeler olmalı
Bunlar yoksa:
İmar vardır ama yatırım yoktur.
F- Altyapı İllüzyonu: En Pahalı Yanılgı
Elektrik var
Su var
Yol yakında
Bu cümleler yatırım için yeterli değildir. 2026 sonrası dönemde altyapı:
Sadece “var” olmasıyla değil
kapasitesiyle değerlendirilecek.
Altyapısı yetersiz arsalar:
Gelişimi yavaşlatır
Maliyetleri şişirir
Çıkışı zorlaştırır
G- Arsa mı, Üzerindeki Yapı mı? ( Kritik Soru)
Bu soru yatırımcının kaderini belirler.
Ne Zaman Arsa Daha Mantıklıdır?
Yapı ekonomik ömrünü doldurmuşsa
Yeniden geliştirme potansiyeli varsa
Mevcut yapı değeri arsa değerinin altındaysa
Bu durumda yatırım arsa üzerindedir, yapı sadece yüktür. Ne Zaman Yapı Daha Mantıklıdır?
Yapı gelir üretiyorsa
Kiracı profili sağlamsa
Yeniden geliştirme kısa vadede mümkün değilse
Bu durumda yapı, bekleme maliyetini karşılar. 2026–2035’te yatırımcılar:
Sadece arsa beklemek yerine
gelir + potansiyel kombinasyonuna yönelecek.
H- En Büyük Hata: Yanlış Sabır
Arsa yatırımında sabır önemlidir ama: • Bilinçli sabır kazandırır
RE/MAX Hills olarak arsa yatırımlarında şu prensiple çalışıyoruz: “Arsa satılmaz,
doğru senaryoyla çözümlenir.” Her arsa:
Yatırım değildir
Her imar fırsat değildir
Her bekleyiş kazanç getirmez
Bu yüzden:
• Arsanın tüm risk ve bilgilerini yatırımcılara sunuyoruz.
Sonuç: Arsa Yatırımı Kime Kazandıracak?
Bu dönemde kazanacak yatırımcı:
Coğrafyaya değil, senaryoya bakan
İmar tabelasına değil, uygulamaya bakan
Umutla değil, veriyle hareket eden
olacak.
Kaybedecek olan ise:
“Herkes alıyor” diyen
“Bir gün olur” bekleyen
Çıkışı düşünmeden giren
Bir arsa yatırımını sadece almak için değil,
nasıl çıkacağınızı da planlayarak değerlendirelim. Arsa yatırımı sabır değil, strateji işidir.
EK DEĞERLENDİRME & ANALİZ
İmarsız Araziler: Tarla, Bağ, Bahçe Gerçekleri
Arsa yatırımı konuşulurken çoğu zaman “arsa” ile “arazi” aynı şeymiş gibi değerlendirilir. Oysa yatırım açısından bu ikisi arasında uçurum vardır.
İstanbul ve çevresinde yatırımcıların önemli bir kısmı;
arsa bulamadığında ya da fiyatlar yüksek geldiğinde, yönünü tarla, bağ veya bahçe vasfındaki arazilere çevirir.
Bu noktada kullanılan en yaygın cümle şudur:
“Şimdilik tarla ama ileride imara girer.”
İşte bu cümle, en çok para kaybettiren cümlelerden biridir.
Arazi (Tarla / Bağ / Bahçe) Nedir, Arsa Nedir? Arsa:
Uygulama imarı vardır
Parseli nettir
Yol cephesi tanımlıdır
İnşaat yapılabilirliği bellidir
Arazi (Tarla / Bağ / Bahçe):
Tarım vasfındadır
Yapılaşma hakkı yoktur (istisnalar hariç)
Değeri tamamen gelecek beklentisine dayanır
Çıkış süresi belirsizdir
Bu fark sadece hukuki değildir.
Yatırımın kaderini belirleyen farktır.
1- TARLA: En Çok Yanlış Anlaşılan Yatırım Türü Tarla, yatırımcının gözünde genellikle şu şekilde algılanır:
“Ucuz”
“Büyük”
“Geleceği var”
Ancak gerçek tablo daha serttir.
Tarla Yatırımının Gerçekleri
Değer artışı tamamen imar beklentisine bağlıdır
İmar gelmezse, değer artışı sınırlı kalır
Bekleme süresi 10–20 yılı bulabilir
Likiditesi düşüktür (satmak zordur)
Tarla yatırımında asıl risk şudur:
İmar gelmeyeceğini kimse net olarak söyleyemez.
Ama gelmeyeceği durumlar, gelenlerden çok daha fazladır. Tarla Ne Zaman Mantıklı Olabilir?
Çok istisnai durumlarda:
Bölgeye dair resmî ve takvimli planlar varsa
Kamu yatırımları ihale aşamasına gelmişse
Tarla, büyük ölçekli dönüşüm alanlarının tam ortasındaysa
Yatırımcı paraya uzun süre ihtiyaç duymayacaksa
1/5000 lik plan altında ise
Bu koşullar yoksa tarla:
Yatırım değil, beklentidir.
2- BAĞ &🌳BAHÇE: Duygusal Yatırım Riski
Bağ ve bahçe yatırımları genelde:
“Doğayla iç içe”
“Hafta sonu kaçamağı”
“Hem kullanırım hem değerlenir”
mantığıyla alınır.
Bağ & Bahçe Yatırımlarının Sorunu
Görsel olarak caziptir
Ama yatırım matematiği zayıftır
Alıcısı sınırlıdır
Satış süresi uzundur
En sık yapılan hata:
“Çok güzel yer, kesin değerlenecek.” Güzellik, yatırım kriteri değildir.
Bağ & Bahçe Kimler İçin Uygun?
Hobi amaçlı alıcılar
Tarımsal üretim hedefleyenler
Yatırımdan çok yaşam alanı arayanlar
Bu gruplar için bağ/bahçe anlamlı olabilir. Ama salt yatırımcı için çoğu zaman risklidir.
3- İmarsız Arazilerde En Büyük Yanılgılar
❌ “Vasfı Değişir”
Vasfı değişen arazi sayısı çok azdır. Değişmeyenlerin sayısı ise fazladır.
❌ “Herkes alıyor”
Çoğu zaman herkes bekliyor, ama kimse çıkamıyordur. ❌ “Yakında yol geçecek”
Yol geçmesi ≠ imar gelmesi.
İmarsız Arazilerde Risk Neden Artıyor?
Önümüzdeki 10 yılda:
Tarım arazilerinin korunması daha sıkı denetlenecek
Plansız yayılma daha zorlaşacak
İmar kararları daha seçici verilecek
Kamu altyapı maliyetleri artacak
Bu da şu anlama geliyor:
İmarsız arazilerde “bekle ve kazan” dönemi riskli hale geliyor. .
Kim Kazanacak, Kim Kaybedecek? Kazananlar:
Arsa ile araziyi ayırabilenler
İmar tabelasına değil, uygulamaya bakanlar
Çıkışı en baştan planlayanlar
Getiri kadar likiditeyi de önemseyenler
Kaybedenler:
“Nasıl olsa olur” diyenler
Sadece söylentiyle alanlar
Tarla ile arsayı aynı kefeye koyanlar
Çıkış planı olmadan girenler
Son Söz
Arsa yatırımı strateji işidir.
Arazi yatırımı ise çoğu zaman sabır ve beklenti oyunudur.
2026–2035 döneminde:
Net olan kazanacak, belirsiz olan yoracak.
Bir arazi veya arsa yatırımını değerlendirirken,
sadece “alınır mı?” sorusunu değil,
“nasıl çıkılır?” sorusunu da birlikte cevaplayalım. RE/MAX Hills’te yatırım, varsayımla değil analizle yapılır.


